Hakkımızda

Hakkımızda

Kalite ve Güvenle...

 

Kızılcahamam’ın gözdesi Ab-ı Hayat Otel 1997 yılında hizmete girmiştir. 2015-2016 yıllarında hizmete ara vermiş olup; 2017 yılı itibari ile işletmesini devralan, Kızılcahamam'ın önceki dönem belediye başkanlığını yapmış olan Sayın Coşkun ÜNAL tarafından restore ettirilerek, yeni bir çehre, farklı bir vizyon, yepyeni hizmet anlayışı, saygılı ve güler yüzlü personeli ile sağlık turizmi sektörüne kazandırılmıştır. Gün boyu bayanlara ayrı, baylara ayrı Açık-Kapalı Termal Havuzları, Jakuzileri, Fin Hamamı, Türk Hamamı, Bitki Banyosu , Özel kabinlerimiz, güzellik salonu, fitness salonu, rehabilitasyon merkezi, oyun salonu, şark köşesi, duşlu, küvetli, jakuzili suit konforlu odalarımız ile sağlık ve dinlenme tesisimizde siz değerli misafirlerimizi bekleriz.Turizm ilkelerine dayanarak siz değerli misafirlerimizi sağlık ve doğanın bir arada olduğu kaliteli  hizmet  ve hijyen koşullarına uygun termal cennetimizin şirin otelinde sizleri ağırlamaktan onur duyarız. Milli Parka yürüyüş mesafesinde, doğa ile iç içe, pırıl pırıl kaplıca ortamı.

Kaynağından çıkan 73 C termal su, şebeke suyu katılmadan son sistem teknolojiler ile 40 C'ye düşürülerek saf olarak sunulmaktadır.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Raporuna Göre Suyumuzun Özellikleri

Eklemlerin iltihaplı ve iltihapsız müzmin hastalıklarında,
Eklem çevresi dokuların romatizmaya bağlı ağrılı hastalıklarında eklem ve bağların hareket sınırlaması yapan rahatsızlıklarında
Eklemlerdeki romatizmaya ve burkulmalara bağlı ağrılı şişliklerin tedavisinde
Özellikle erkeklerde şişman yapılı olanlarda görülen gut hastalığının müzmin devrelerinde
Kırık, çıkık sonrası kalan ağrı ve hareketsizliğin tedavisinde
Kol-bacak felçlerinin müzmin devreleri ve çocuk felçlerinde
Romatizmal hastalıklara veya tümör iltihabı hariç çeşitli bozukluklara bağlı omuz, kol, bel, bacak ağrılarında
Kadınların müzmin bel ağrılarında ve kadın hastalıklarında
Bazı ruhsal hastalıklarda, aşırı sinirlilik hallerinde ve streste 
Cilt hastalıklarının tedavisinde
Saçlı derinin kepeklenmeleri, sedef hastalığı ve deri iltihabı hastalıklarında
Egzama ve derinin kaşıntılı hastalıklarında
Ağız içi hastalıklarında
Artma eğilimi gösteren deri hastalıklarında
Saç kırılmaları, kepeklenmeler ve sulu kabuklanmalarda
Kasık ve ayak mantarında, sedef hastalığının geç evresinde, sebebi belli olmayan kaşıntılarda, gözlerin çapaklanmasında, derinin kabuklanmasında  ve mikroplarla zedelenmesinde
Egzamalarda, el-ayaklarda, parmak araları sulu, akıntılı, kaşıntılı hastalıklar, sabun, sprey, petrol ürünleri ile olan alerjilerin yok edilmesinde, cilt çatlaklarında
Ağız içinde, dilde, yanak içindeki yaralanmalarda, müzmin boğaz hastalıklarında
Soğutularak içilmesi sureti ile solucan, tenya, kurt ve şerit düşürülmesinde, hazmın kolaylaştırılmasında
Oturma banyolarıyla devamlı kanayan mayasıllarda
Uzun yıllar süren mafsal rahatsızlıklarında
Lumbago, sırt, bel ağrıları, kol - bacaklardaki uyuşma ve şişliklerde
Vücuttaki çeşitli kırık çıkıkların iyileşme safhasında ve daha sonraki ağrıların giderilmesinde
Fazla gıda ile beslenen şişman hastalardaki ayak ve bacak ağrılarında
Müzmin hale gelmiş yatalak hastalarda, çocuk felçleri, siyatik ağrılarda
Ateş basmalarında, ayak şişmelerinde, bazı kısırlıkların tedavisinde olumlu sonuç vermektedir.

Prof. Dr. Tansu Karabay ARASIL                                                       Prof. Dr. Atıl TAŞPINAR

Refik Saydam Hıfzı Sıhha Merkezi Çevre Sağlığı Araştırma Müdürlüğünün B.10.1 RSH. 0.00.00.10-4/1102 ve 13.05.1994 tarihli analiz raporudur.
Çamur Kürü : Romatizmal hastalıkalrda, nörolojik hastalıklardan neuralji, polinevrit gibi, ortopedik rahatsızlıklarda kırık, çıkık sekellerinde , kadın hastalıklarında, deri hastalıklarında, sedef, egzama gibi ölü hücrelerden arındırmak amacı ile kullanılmaktadır.

Dr. Metin YÜCEL (Fizik Tedavi Klinik Şefi)

 

Termal Tatil Nedir?

Termal kaplıcalar, içerisinde sağlığa yararlı olduğu kanıtlanmış mineraller ve gazlar bulunan yeraltı sularının kullanılmasına imkan tanıyan tesislerdir. Çoğu zaman hamam görünümünde olan bu tesisler, doğanın sunduğu bu iyileştirici suların aktif tedavilerde uygulanmasına da yardımcı olur.

Termal tatil kavramı, farklı bölgelerden kaplıca kullanım amacıyla gelen misafirlerin konaklamasına yardımcı olan otellerin inşa edilmesi ile başlamıştır. Konaklama amacıyla açılan bu oteller, ziyaretçilerin gün içerisinde kaplıca sularından kolayca yararlanması için tesislerin etrafında konumlanır.

Zaman içerisinde termal tatil kavramı boyut değiştirmiş ve ziyaretçilerin beklentileri doğrultusunda konforlu bir konaklamanın yanı sıra hijyenik ve keyifli bir termal kaplıca deneyimi sunmaya başlamıştır. Kaplıca kullanımına ek olarak sunulan hizmetler sayesinde beş yıldızlı bir otel konforunda tatil olanağı yaratan tesisler, termal tedavi uygulamak isteyen kişilerin de büyük ilgisini çekmektedir.

Neden Termal Tatil?

Termal kaplıca tedavilerinin fayda göstermesi, uygulanma sebebine göre farklı süreler alabilir. Birkaç seans uygulama gerektiren durumlarda kişinin tesis çevresinde konaklaması, günlük rutinlerini düzenleyebilmesi ve tedavinin devamlılığı için önemlidir.

Termal tatil günümüzde aileler tarafından sıkça tercih edilir. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerin bağışıklığını arttıran ve önleyici özellikleri ile vücudu güçlendiren termal kaplıcalar, yetişkinler ve çocuklar için uygundur.

Gelişim sürecindeki ağrıları azaltması bakımından ergenlik çağındaki çocuklar için de faydalı olan tesisimizde ailenizle birlikte keyifli bir tatil yapabilir ve termal kaplıca hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.

Termal Tatil Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Termal tesisler, birçok hastalığın tedavisinde yardımcı olarak kullanılabilir. Aynı zamanda vücudun direncini arttırması ve sistemleri düzenlemesi nedeni ile belirli aralıklarla termal tesislerden yararlanılması faydalıdır.

Romatizma ve kas hastalıklarında hem ağrı azaltıcı hem de tedavi edici etkisi olan kaplıcalar, fıtık ve kemik sorunları gibi hastalıklarda da faydalıdır. Termal tatiller, bu sorunları yaşayan kişilerin konaklama süresince diledikleri gibi kaplıca hizmetlerinden yararlanmalarını sağlayarak etkin bir tedavi sunar.

Sindirim, solunum ve dolaşım sistemlerini de düzenleyerek vücut direncini arttıran kaplıcalarda farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Uygulanacak tedavi yöntemi, kişinin şikayetlerine ve doktor tavsiyesine göre belirlenir.

Astma bronşiyal, kronik bronşit, alerjik üst solunum yolları hastalıkları ve uzun süre kimyasal maddelerin solunması sebebi ile oluşan bir meslek hastalığı olan pnömoyonkoz gibi hastalıkların tedavisinde klimaterapi uygulamaları yapılır. Bu tedavi yönteminde kaplıca sularının içerdiği mineral ve diğer iyileştirici maddeler, aerosol haline getirilerek ya da buhar şeklinde solunur.

Egzama, akne, sedef hastalığı ve kronik rezidüel ürtiker gibi cilt hastalıklarının tedavisinde klimaterapi uygulamalarının yanı sıra banyo kürleri de uygulanabilir. Banyo tedavileri tam banyo, yarım banyo ve lokal banyo şeklinde üçe ayrılır. Ayrıca dörtte üç banyo adı verilen ve omurga hizasına kadar kaplıca suyuna girerek uygulanan bir alt türü de mevcuttur.

Damar, böbrek ve cilt hastalıklarının tedavisine yardımcı olan termal tatiller sayesinde ihtiyaç duyduğunuz kürleri konforlu bir konaklama ile tamamlayabilirsiniz.

Yeraltı sularının en önemli özelliklerinden biri de radyoaktivitedir. Suyun içerdiği radon gazı ve radyum elementi sayesinde karaciğerin çalışması düzenlenir ve dengelenir. Kaplıca suları ayrıca kalbi güçlendirir, damarları genişletir, akvuyarları çoğaltır, sinirleri güçlendirir, yaraların hızlı şekilde iyileşmesine yardımcı olur ve vücuttaki ürik asidin atılmasını sağlar.

Ankara Kızılcahamam bölgesindeki termal kaplıca sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere; eklem, kalp, damar, sinir, deri, böbrek ve nörolojik hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Aynı zamanda diyabet ve obezite tedavilerinde de sıkça tercih edilen Kızılcahamam kaplıca suları, kısırlık ve yumurtalık hastalıklarının tedavisinde de alternatif olarak değerlendirilmektedir.

Bölgedeki şifalı suları konuklarına en faydalı şekilde sunan otelimiz, 5 adet termal havuz ile hizmet vermektedir. Modern tesislerimizde sağlık ve konforu, hijyen kurallarına uygun şekilde dört mevsim kullanılabilen açık ve kapalı havuzlarımızla sizlere sunmaktayız. Aynı zamanda ailenizin tüm üyeleri için keyifli bir termal tatil sunabilmek amacıyla spor ve eğlence tesislerimizle konuklarımıza hizmet veriyoruz.

Termal Tatil İçin Doğru Otel Seçimi

Termal tatilinizi planlarken dikkate almanız gereken en önemli konu, tedaviniz için en uygun kaplıcayı belirlemektir. Kızılcahamam bölgesindeki kaplıca suları, ülkemizin en faydalı suları arasında yer alır.

Tedavi için bölge belirledikten sonra konaklama yapacağınız otel seçimine geçebilirsiniz. Bu aşamada tesisin sunduğu termal kaplıca hizmetlerine ve termal sulardan yararlanabileceğiniz uygulamalara dikkat etmeniz önemlidir.

Bazı tesislerde kaplıca suları, yalnızca havuzlarda kullanıma sunulmaktadır. Ancak ABI-I HAYAT  Termal Otel olarak konuklarımızın şifalı sulardan en yüksek faydayı elde etmesine yardımcı olabilmek için açık ve kapalı toplam 5 adet havuzumuzun yanı sıra, açık havuz uygulamalarımızda da termal kaplıca sularından yararlanmaktayız.

AB-I HAYAT Termal Hotel Farkı Öne Çıkıyor

Otelimizin tüm odalarında Wi-Fi erişimi, banyo, kasa ve mini buzdolabı,,televizyon ve direkt telefon bulunmaktadır. Tüm ailenin bir arada konaklayabilmesi için hazırladığımız süitlerimizde, konforlu bir tatil gerçekleştirmenizi sağlayacak her detay düşünülmüştür.

Termal tatil amacıyla otelimizi seçen misafirlerimiz Standart duşlu,standart küvetli, jakuzili Süit, ve King Süit odalarımızdan dilediklerini seçerek konaklama gerçekleştirebilirler. Konaklama gerçekleştirecek misafir sayısına ve beklentilerine göre seçilecek odalarda

Tüm misafirleri tesisimize bekleriz.

ULAŞIM:

Kızılcahamam ulaşım. Ankara-Kızılcahamam arası, yaklaşık 80 km. Özel aracınız ile, muhtemelen 40 dakikada ulaşabilirsiniz. Ankara’dan çıkıp, İstanbul yolunda ilerlerken; Sincan kavşağını ve Hipodrom’u geçtikten sonra; Kazan-İstanbul yoluna devam edeceksiniz. Kazan İlçesi içinden geçerek yola devam ediyorsunuz. ( 55’nci kilometre de, kurtboğazı baraj göletinin muhteşem manzarasını izlemek için, yolun kıyısında, birkaç dakika mola vermeyi sakın unutmayın.) Kızılcahamam’a varmadan önce; E-5 karayolunun, en önemli ve sıkıntılı yerlerinden birini geçmeniz gerekecek. Evet; burası, “karga sekmez” Kışın sürekli kar ve buz olan bir yer. Gerçekten, bu yol yapıldığından bu yana; dar, inişli-çıkışlı, virajlı ve yağışlı havalardaki kaygan yapısı ile, birçok insanın hayatında kötü bir anı olarak geçer. Aman dikkat. Günümüzde; Ankara-İstanbul arasındaki ulaşım, çoğunlukla otobandan sürmekte. Ama, bir zamanlar, buradaki yoğun trafiği düşünün, evet gerçekten sıkıntılı bir bölüm idi. Şimdi, buraya kullananlar için yine sıkıntılı, bu bölgede dikkatli ve yavaş araba kullanmak gerekiyor. Neyseki eskiden aynı yolda gidiş-geliş verilirken, şimdi iki farklı yol yapılmış olması, burada olan birçok kazayı günümüzde engellemiş.

Evet; kargasekmez bölümünü geçtikten sonra, tepeden aşağıya inince, sağa döneceksiniz. Tabela var. ” Kaplıcalar 1 km. Soğuksu 2 km.” Bu dönüşten sonra, İlçe merkezine giriyorsunuz. İlçe merkezinde, kötü bir yol (sanırım ilerde asfalt dökülebilir) sizi bekliyor. Hemen sağda; bir tabela ” kasaplar çarşısı”. Bu tabela, sizi şaşırtabilir. Ama; Kızılcahamam’ın et’i meşhur. Burada; günlük kesim yapılır ve kasaplar işlerinin ehli, gayet güzel et hazırlarlar. Gerek piknikte kullanmak için ve gerekse evinizde kullanmak için, buradan et hazırlatabilirsiniz. Kesinlikle tadını beyeneceksiniz. Kasaplar çarşısına uğramayı ihmal etmeyin.

Yola devam ediyoruz. Hemen solda, küçük kaplıcaya ayrılan yol var. Yine; tabela ile gösterilmiş. Küçük kaplıca, hemen caminin arkasında kalıyor. Adı üstünde, küçük. Aynı yoldan devam ettiğimizde; cadde üstünde, solda, büyük kaplıcayı göreceksiniz. Yanında; pansiyon tipi odalar bulunan, büyükçe bir bina var. Hemen arkasında ise, çam ormanları başlamış. Büyük kaplıcaya gelmek isteyenler, gelmeden önce, kalma düşüncesinde iseler, bu pansiyon tipi odalardan yer ayırtmaları uygun olabilir. Büyük kaplıcanın en büyük özelliği ise, önünde, tüm duvarı kaplayacak boyuttaki, suyun kimyasal özelliklerinin yazılı bulunduğu tabela. Erkek ve bayanlar için, iki ayrı giriş verilmiş. Kaplıcanın hemen karşısı ise, park. Güzel dizayn edilmiş.

Yola devam ediyoruz, biraz sonra Soğuksu Milli Parkı.

GENEL:

Bölgede bulunan hitit devri kalıntıları değerlendirildiğinde; yerleşim yeri olarak, çok eskilere dayandığı anlaşılıyor. Ancak, İlçe, bugünkü yerine, 1915 yılında taşınmış.

1402 yılında, Ankara Savaşı sırasında, Timur,aksayan bacağına şifa olsun diye, bölgeye, kaplıcalara gelir. Öyle ki; sıcaklığı 80 dereceye kadar varan kaplıcada, önce bacağını suya sokar ve birden yanmayı hissedip ” Aman bire kızılca hamam ” diye bağırır. Kızılcahamam isminin, buradan geldiği rivayet edilmekte.

Kızılcahamam; özellikle şifalı kaplıcaları ile ön planda. 1992 yılında, günde ortalama 2500-3000 kişi tarafından kullanılan kaplıcalar, 1996 yılında, günde ortalama 4000 kişi tarafından kullanılır olmuş. Bu kaplıcalarda; bölgesel misafirler dışında, yurdun her yanından gelen insanları görmek mümkün. Tedavi için gelenler: romatizma, siyatik, cilt hastalıkları, kadın hastalıkları, bel ağrıları, egzama gibi hastalıkların tedavisi için geliyorlarmış. İki kaplıca var.

Kızılcahamam denince, akla gelen bir başka obje: maden suyu. Evet, kızılcahamam maden suyunu ülkemizin çoğu yerinde görmeniz, bulmanız mümkün. İlçe merkezine 4 km. uzaklıkta ve 1050 m. yükseklikteki bir kaynaktan çıkarılıyor. Günde yaklaşık 15 bin şişe kapasiteli tesis var. Bu su; mide, karaciğer ve safra yolları rahatsızlıklarının tedavisinde ve dolaşım sistemi, bronşit ve kalp rahatsızlıklarının tedavisinde yararlı imiş.

Kızılcahamamda, tüm bunların yanında; Soğuksu bölgesi de, 1959 yılında “Milli Park” ilan edilmiş. Milli park içinde; 1999 ve 2000 yıllarında restorasyonlar yapılmış. Piknik masaları konulmuş ve çeşmeler yenilenmiş. Dere üzerine, 6 adet tahta köprü yapılmış. Ayrıca; yürüyüş için, 16 km.lik stabilize yol hazırlanmış. Özellikle; yaz aylarında, yoğun ziyaretçi akımı var. Yılda ortalama 500 bin kişi, buraya geliyormuş.

Dağ turizmi meraklıları için: kamp, tırmanma ve yürüyüş yolları var. Parkın kapsadığı saha: 1370 hektar. Bunun yüzde 83’ü orman, geri kalan bölümü ise: açık alan, yani çayır, kayalık ve tesis. Muhteşem çam ağaçları var. Uzun boylu, hani derler ya ” asırlık çam ağaçları ” gibi. Ayrıca;bu parkın, karekteristik özelliklerinden birisi de; dünyada nesli tükenmekte olan ” kara akbaba ” türünün, burada yaşıyor olması. 1995 yılında, burada yaşayan kara akbabalar, koruma altına alınmış. Aktif ve potansiyel yuvalarının bulunduğu ağaçlar kesilmeyerek, koruma faaliyetleri sürdürülmekte. Parka gelen ziyaretçilerinde, kara akbabaların üreme noktalarına dikkat etmeleri, aşırı gürültü, ses ve ateş dumanı ile, onları ürkütmemeleri gerekiyor.

Özellikle; burada, mangal ve diğer her türlü ateşin (özellikle, sigara izmariti gibi) kontrol altında bulundurulması gerekli. Lütfen, yakılan mangalların ateşlerinin kontrollu olmasını ve diğer çevrenizdeki insanların da, bu konularda hassas olmasını kontrol ediniz.

MİLLİ PARK GEZİ PLANI:

Evet; Kızılcahamam’da nereyi gezelim, nereyi görelim, ne yapalım. Kaplıcalar var demiştik, sonra Soğuksu Milli Parkı var. Bu park; günübirlik gezileriniz için, piknik yapmak için, günlük şehrin kalabalık ve stresinden kaçmak için, günlük kaçamaklar için, ideal bir yer.
Soğuksu milli parkına geldiğinizde, hemen kapıda, bilet gişeleri olduğunu sandığımız yere yaklaşıyoruz, bütün camlar kırık, çatlamış, bilet gişelerinin hali harabe. Yola devam ediyoruz, yani ücret yok. Arabamız ile içeri giriyoruz. Girişte: burasının Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırıldığı yazılı. Evet, içeri girince, genişçe bir alan, sol yanda; tahta piknik masaları, çocuk oyun alanları, çeşmeler var. Derenin üzerindeki köprülerden geçerek öbür yana ulaşmak mümkün. Orada da, yine tahta piknik masaları, tuvaletler var. Çam ağaçları gölgeliyor. Çam kokusu, bölgeye yayılmış. Ya kuş sesleri, evet, kuşlar cıvıl cıvıl.

Devam ediyoruz. Burası; milli parkın giriş bölümü. Yani; Aşağı (küçük) Soğuksu bölümü. Burada: Parkın idare binası, kır gazinosu, büfe, otopark, çocuk parkı gibi bölümler var. Tabii, tahta masalar ve çam ağaçları, ama çok uzun ve büyük çam ağaçları.

Biraz ilerleyince; yol ikiye ayrılıyor. Sağ yana çıkan yol, pek araba girebilecek gibi değil. Tebala konmuş. Milli Park Çevre Yolu 16 km. Burası: 16 km.lik, bir yürüyüş yolu. Evet; sapağı hemen geçince, sağ yanda, küçük bir şelale yapılmış. Hemen yanındaki tahta masalara oturup, su sesini dinlemek mümkün. Evet, devam ediyoruz, aynı yol üzerinde ilerlelemeye devam ediyoruz. Yol ikiye ayrılıyor. Herhangi bir tabela yok. Burada; malüm bir otel var, otelin tabelası var. O istikamete gidiyoruz. Hemen solunuzda, Altınsu İşletmesi binası var. Bu bölge: Yukarı (Büyük) Soğuksu bölgesi. Burada da, bol miktarda piknik masası ve elbette muhteşem çağ ağaçları. Burada; ayrıca, restoranlar var. Piknik malzemesi olmayanlar, buradan yararlanabilir. Ancak, fiyatlar elbette yüksek. Yolun çatal yaptığı bölümden, sola yani buraya değilde, sağa dönerseniz, yaklaşık 200 m. sonra bir meydan ve teras karşınıza çıkacak. Burada: araba yolu bitiyor. Terasta; yani düzleştirilmiş alanda; Büyük önder Atatürk, 1934 yılında, Kızılcahamam’a geldiğinde, burada dinlenmiş, onun hatırasına, buraya “Atatürk Çam’ı” mevkii deniliyor. Atatürk’ün Kızılcahamam ile ilgili söylediği güzel bir söz de, tahta üzerine yazılmış. Gerek tarihi özelliği ve gerekse güzelliği nedeniyle, milli parkın en önemli yerlerinden biri burası.

Evet; çatal bölümden, otel istikametine çıkalım. Yol hem dar, hem yukarıya doğru çıkış ve viraj. Yani: kalabalık sezonda, burada ilerlemek sanırım zor olur. Otelinde içinde bulunduğu bu bölüme: Bahçe Yeri deniliyor. Tabii, herhangi bir tabela aramayın, bulamassınız. Yine; sağlı-sollu tahta piknik masaları var. Sanırım, bu piknik masalarından gerçekten çok miktarda yaptırmışlar, nereye baksanız, orada mutlaka tahta piknik masası görmeniz mümkün. Yamaçlara bile, tahta piknik masaları koymuşlar ki, eğimli yüzey, masa zor duruyor, ona oturan insanlar nasıl durur bilemiyorum? Yinede; buraya gelen insan sayısının çokluğu değerlendirildiğinde, piknik masalarının da çok olması güzel. Sonuçta; insanların sere serpe yerlere oturup piknik yapmasından daha iyi. Evet, otel aşağıda kalıyor. Şimdi bulunduğunuz yerin adı: Kuyubaşı. En geniş kullanım kapasitesine sahip bir bölge. Piknik yerleri çok miktarda var. Yola devam ettiğinizde, 2 km. sonra, muhteşem bir manzara sizi bekliyor. Şöyle çevrenize bir bakyorsunuz, kurtboğazı baraj göletine kadar görmek mümkün. Muhteşem bir panaroma, manzara göreceksiniz. Burası: Bostanlar Tarlası mevkii. Rakım: 1400 metre. Kızılcahamam’ın rakımının 975 m. olduğu düşünülürse, bayağı yükseğe çıkıyorsunuz. Çevrenize baktığınızda, zaten hissedeceksiniz, yazın sıcak havalarında, burası kesin çok serindir. Burada; ayrıca, günübirlik piknik yanında, kamp kurmak da mümkün. Çadırlı kamp. Sanırım soğuk olur, tedbir almakta yarar var. Ama; kamp için, bekçi ve tuvalet, çeşme gibi yerler var. Ayrıca; ahşapla yapılmış bir bölümde, çocuk oyun alanları ve üstü ahşapla kapatılmış, kamelya benzeri, piknik masası olan yerler yapılmış.

Evet; buradan sonra da, çevre yolu devam ediyor. Ama, daha ileri gittiğinizde, aynı şeylerden başka görebileceğiniz bir değişiklik yok. Buradan, geldiğiniz yoldan, geri dönmenizi tavsiye ediyorum.

Soğuksu Milli Parkı ana girişi ve sonra, İlçe Merkezi ve E-5 karayolundan, Ankara’ya dönüş.

SONUÇ:

Bunun yanında: özellikle Abı- Hayat Termal Otel , şifa arayanlar için yeterli hizmeti verecek düzeyde. Bunu değerlendirerek, kaplıca tedavisi düşünenler, Kızılcahamam’a gidebilirler. Buranın piknik yönü ise; çam ağaçlarının altında, çam kokusunu hissederek, kuş sesleri dinleyerek, güzel bir piknik yapabilirsiniz. Bu sırada; çevrenizde manzara isterseniz, yukarı çıkın. Hayır; gerek yok derseniz de, aşağı bölümlerde, piknik yapabilirsiniz. Ama; her durumda, şunu unutmamak gerekiyor, yazın burası bayağı kalabalık, yani kuş sesleri altında piknik dedik ya, bu kuş sesleri, kalabalık insanların ve müzik sesleri karışınca, kuşların sesini duymama olasılığınız fazla. Bir de, buranın güvenliği için, girişte solda, Anfa güvenlik merkezi göreceksiniz, ama inanın içeride, yani park içinde, kaldığınız sürede, giriş kapısındaki görevli haricinde, asla güvenlik görevlisi göremeyeceksiniz. Nedendir bilmiyorum? Belkide, sezonda bu güvenlik görevlisi sayısını arttırırlar. Aksi halde; hani dedik ya, güzel bir günübirlik gezi, piknik, kaçamak istedik ya; alkol almış, sağa sola keskin bakışlar atarak dolaşan, belki de araba kullanan tiplerle karşılaşmak sanırım hiç hoş olmaz. Ayrıca: milli park içinde, ellerinde bir tartı aleti, “tartayımmı ?” gibi masum bir ifadeyle yanınıza gelen ve para vermediğiniz takdirde asla yanınızdan ayrılmayan, çocuklar var. Israrla para istiyorlar. Neyse; işte Kızılcahamam bu. Tercihlerinizi okuduklarınız ile karşılaştırın, güzel bir gün geçirmek elinizde. Ufuk tefek sıkıntılar elbet olacaktır, yeterki, büyük sıkıntılar olmasın. Ailenizde veya birkaç yakın arkadaşınızla, Kızılcahamam’a gidip, günübirlik piknik yapabilir, kalabalık şehrin stresinden, kalabalığından birazcık kurtulabilir ve hoşça vakit geçirebilirsiniz. Tercih sizin.

İyi yolculuklar.

DUYURULARDAN HABERDAR OLUN.

Eposta adresinizi girerek bültenimize kayıt olabilirsiniz.